T.C. ADALET BAKANLIĞI

Ceza İşleri Genel Müdürlüğü

 

 

Sayı   : 19120602-5-010-06-02-015-2006-E.2021/99882           31/12/2019

Konu : Kanun Yararına Bozma Taleplerinde Uyulması Gereken Usul Ve Esaslar

 

GENELGE NO: 16/1

Kanun Yararına Bozma talepleri üzerine dosyaların UYAP üzerinden eksiksiz ve zamanında Genel Müdürlüğümüze gönderilmesi amacıyla 01/01/2006 tarih ve 16 sayılı Genelgenin güncellenerek bazı hususların yeniden teşkilâta  duyurulmasında  yarar  görülmüştür.

Kanun yararına bozma, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309 ve 310 uncu maddelerinde düzenlenmiş olup, hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve  istinaf  veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur. Bu olağanüstü kanun yolu ile kanunların eşit biçimde uygulanması, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesi,  Yargıtay'ın  içtihat  birliğini  oluşturmak görevini yerine getirmesinin sağlanması amaçlanmaktadır.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309 ve 310 uncu  maddelerinde düzenlenen  ve 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkındaki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 41 inci maddesinin birinci fıkrasının c bendi uyarınca Genel Müdürlüğümüz tarafından yerine getirilen kanun yararına bozma işlemlerinin aşağıda belirtilen hususlar dahilinde yapılması gerekmektedir.

A)Genel Müdürlüğümüze gönderilecek olan dosyalarda dikkat edilmesi gereken hususlar;

1) Bir karar veya hükmün ilgili Yargıtay dairesi tarafından kanun yararına bozma açısından incelenebilmesi için kesinleşmiş olmasının gerektiği, bu cümleden olmak üzere;

a) Öncelikle karar ve hükümlerde kanun yolu, süresi, sürenin başlangıç zamanı, mercii  ve başvuru şeklinin doğru ve tam olarak gösterilip gösterilmediğinin incelenmesi,

b) Karar veya hükmün 7201 sayılı Tebligat Kanununun  ilgili  maddelerine  göre taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleşip kesinleşmediğinin, özellikle anılan Kanunun 21 ve 35 inci maddeleri uyarınca yapılan tebligatta bu maddelerde aranan şartlara uyulup uyulmadığının kontrol edilmesi,

c) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/03/2009 tarihli ve  2009/2-43  esas,  2009/56 sayılı kararında belirtildiği üzere, kesin nitelikteki hükümlerin ancak kesinlik sınırını aşacak nitelikte yaptırım içermek koşuluyla suç vasfına yönelik istinaf/temyiz üzerine, bu hususla sınırlı biçimde istinaf/temyiz incelemesine konu olabilecekleri cihetle, kanun yollarına başvurma hakkı olanlara usulen tebliğ edilmesi,

2) Kanun yararına bozma yolunun olağanüstü ve istisnaî bir kanun yolu olduğu hususu göz önünde tutularak, hâkim ve mahkeme kararlarında  hukuka  aykırılık  bulunması durumunda öncelikle, olağan kanun yolları olan itiraz, istinaf ve temyiz kanun yollarına müracaat edilmesi,

3) 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 310 uncu maddesinde, kanun yararına bozma yoluna başvurma yetkisinin, anılan Kanunun  309  uncu  maddesinin  dördüncü fıkrasının (d) bendindeki hükümlünün cezasının kaldırılması veya daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiren hâllere özgü olmak üzere; re’sen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı tarafından da kullanılabileceğinin belirtilmiş  olması  karşısında,  başvuru  sahiplerinin  309 uncu maddenin dördüncü fıkrasının (d) bendi kapsamındaki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yönelik bu taleplerinin  merciince  değerlendirilmek  üzere  Genel Müdürlüğümüz aracı kılınmaksızın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi,

4) Kanun yararına bozma yoluna başvuran ilgilinin dilekçesinde talebinin tam olarak anlaşılmaması durumlarında, dilekçe sahibinin beyanına başvurularak, mahkeme adı ve numarası tespit edilip, ilgili dosyanın gönderilmesi,

5) Kanun yararına bozma talebine konu kararı kapsayan dosyadaki eksikliklerin (nüfus kaydı, adli sicil kaydı, tebligat parçaları ve benzeri evrak) giderilerek  dosya  içerisindeki evrakın kronolojik sıralamaya tabii tutulup, dosyanın dizi pusulasına  bağlandıktan  sonra UYAP üzerinden ve ayrıca dosya aslının fiziki olarak da gönderilmesi,

6) Cumhuriyet başsavcılığı tarafından “Hukuka aykırılık hâlinin bulunup bulunmadığına ilişkin” olarak düzenlenecek  gerekçeli  görüşün  dosyasına  eklenmesinin UYAP sisteminde zorunlu olduğu hususuna dikkat edilmesi,

7) a) Cezaların infazı aşamasında hükümlüler tarafından verilen kanun yararına bozma talebini içeren dilekçelerin, yargılamaya konu mahkûmiyet  kararına  ilişkin  olması  durumunda, dilekçenin ilgili mahkemenin bulunduğu  yer  Cumhuriyet  başsavcılığına  iletilerek, o yer savcılığınca fezleke hazırlanıp, dosyası ile birlikte Genel Müdürlüğümüze gönderilmesinin sağlanması,

b) Hukuka aykırılık iddiasının infaza ilişkin olması durumunda ise  infaz  yeri Cumhuriyet basavcılığınca gerekçeli görüşün düzenlenmesi,

8) Kanun yararına bozma talebinin infaza yönelik bir karara (mahsup,  koşullu salıverme, denetimli serbestlik, infazın ertelenmesi, disiplin cezası gibi) ilişkin olması durumunda yargılama dosyasının gönderilmemesi, hükümlüye ait infaz dosyasının (hükümlünün infaz etmekte olduğu cezasına ilişkin tüm kararların da eklenmek suretiyle) gönderilmesi,

9) Kanun yararına bozma talebinin infaza yönelik işler, tutuklu işler, iddianamenin iadesi, itiraz, yetki ve görev uyuşmazlığına ilişkin bir karar  veya  hüküm  olması  halinde UYAP sisteminde bulunan “Dosyanın Aciliyet Durumları” sekmesi işaretlenerek ve fiziki dosyasının da ivedi bir şekilde gönderilmesi,

10) Kanun yararına bozma yönünden inceleme yapılabilmesi için dosya aslının gönderilmesi, diğer sanıklar yönünden veya aynı sanığın diğer  suçları  bakımından  istinaf  veya temyiz edilmesi sebebiyle gönderilememesi halinde ise bu husus açıklanmak suretiyle UYAP sisteminden dosyanın tamamı temin edilerek onaylı bir suretinin gönderilmesi,

11) Kanun yararına bozma yoluna başvurulan dosyalar eksiklikler sebebiyle gönderilemiyorsa iki ayda bir, istinaf veya temyiz incelemesinde bulunması nedeniyle gönderilemiyorsa dört ayda bir tekide mahal bırakmaksızın bilgi verilmesi,

12) 02/02/2015 tarihli ve 29255 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Resmî Yazışmalarda Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik ve 06/08/2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bölge Adliye ve Adlî Yargı  İlk  Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik hükümlerine uygun olarak dosyaların UYAP üzerinden Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Kanun Yararına Bozma Bürosu seçildikten sonra, bir üst yazı ekinde ağır ceza Cumhuriyet başsavcılığı bakanlık muhabere bürosu aracılığıyla gönderilmesi,

 

B) Dilekçe ve dosyalarla ilgili mahallinde halli gereken hususlar;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309  ve  310  uncu  maddeleri  gereğince hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı kanun  yararına  bozma  yoluna  başvurulabileceği  nazara alındığında;

1) İstinaf denetiminden geçmiş karar veya hükümler ile bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, dilekçelerin  ilgili  Cumhuriyet  başsavcılığınca  değerlendirilerek  mahallinde sonuçlandırılması, ancak istinaf kararında hukuka aykırılık olduğu iddiası ile  talepte bulunulmuş ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308/A  maddesi  gereğince  bu talebin itiraz mahiyetinde olduğu değerlendirilerek, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi,

2) Yargıtay tarafından onanarak kesinleşmiş karar veya hükümler ile Yargıtay onama kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden,  dilekçelerin  ilgili Cumhuriyet başsavcılığınca değerlendirilerek mahallinde sonuçlandırılması, ancak Yargıtay onama kararında hukuka aykırılık olduğu iddiası ile talepte bulunulmuş ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308 inci maddesi gereğince bu talebin itiraz mahiyetinde olduğu değerlendirilerek, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi,

3) İlgilisi tarafından açıkça kanun yararına bozma talep edilmeyen dilekçeler üzerine, dilekçe sahibine iradesi açıklattırılarak mahallinde gereğine tevessül edilmesi,

4) Kesinleşmemiş karar veya hükümlere karşı verilen kanun yararına bozma dilekçeleri üzerine dilekçe ve dosyanın Genel Müdürlüğümüze gönderilmemesi, kararın kesinleştirilmesi işlemlerinin yapılması amacıyla mahkemesine gönderilmesi,

5) Kanun yararına bozma talebinin infaza yönelik bir karara ilişkin  olması durumunda, bu karar itiraz üzerine kesinleşmiş olsa bile kazanılmış hakka konu olamayacağından hukuka aykırılığın giderilmesi için mahkemesinden her zaman yeni bir karar istenebileceği,

6) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/11/2006 tarihli ve 227-228 sayılı kararında belirtildiği üzere, esasen olağan bir dikkat ve özenin gösterilmesi halinde gerçekleşmeyecek olan isim, yaş ve hesap hataları gibi, ‘maddi yanılgı’ veya ‘yazım hatası’ diye isimlendirilen hataların bizzat bu hatayı yapan merci tarafından, kendiliğinden düzeltilebileceği cihetle, öncelikle mahkemesinden bir talepte bulunulması,

Konularında gereken dikkat ve özenin gösterilmesini rica ederim.

 

Etiketler: genelgeler, genelge no:16/1, kanun yararına bozma, adalet bakanlığı 16/1 nolu genelge, bakanlık genelgeleri, kanun yararına bozma, hukuka aykırılık